Siemens Türkiye, COP31’de Sürdürülebilir Dönüşüm Teknolojilerini Tanıtacak
Siemens Türkiye, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde sürdürülebilir dönüşümün teknolojiyle nasıl hızlandırılabileceğini ortaya koyan çalışmalarını uluslararası katılımcılarla paylaşacak.
Türkiye’nin sanayi ve teknoloji dönüşümüne 170 yıldır katkı sunan Siemens Türkiye, COP31 kapsamında sürdürülebilir dönüşüme yönelik teknoloji ve uygulamalarını uluslararası katılımcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, enerji ve kaynak verimliliği ile iklime dayanıklı altyapılar başlıklarında çalışmalarını paylaşacak şirket, kendi operasyonlarında elde ettiği sonuçların yanı sıra müşterileriyle hayata geçirdiği projelerin somut çıktılarını da zirve gündemine taşıyacak. Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle yürütülen Climathon çalışmaları da gençlerin iklim odaklı çözüm önerileriyle programda yer alacak.
Dört Panelde Sürdürülebilir Dönüşümün Farklı Boyutları Ele Alınacak
Siemens Türkiye, COP31 kapsamında Yeşil Bölge’de üç, Mavi Bölge’de bir olmak üzere toplam dört panelde yer alacak. Müşterileriyle birlikte gerçekleştireceği oturumlarda sanayide enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve kaynak yönetimi alanlarında hayata geçirilen uygulamalar ve elde edilen sonuçlar paylaşılacak. Gaziantep'teki su iletim altyapısı ve AGT Ağaç'ın üretim süreçlerinde gerçekleştirilen enerji verimliliği çalışmaları, teknoloji uygulamalarının farklı sektörlerde yarattığı etkiyi ortaya koyacak.
YGA iş birliğiyle yürütülen Climathon çalışmaları ise Yeşil ve Mavi Bölge'de gerçekleştirilecek oturumlarda ele alınacak. Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik geliştirdiği fikir ve çözüm önerilerinin paylaşılacağı panellerde, inovasyonun sürdürülebilir dönüşümdeki rolü ve gençlerin bu süreçte üstlenebileceği sorumluluklar değerlendirilecek.
Müşteri Projeleriyle Enerji ve Kaynak Verimliliğine Katkı
Siemens Türkiye'nin müşterileriyle farklı sektörlerde hayata geçirdiği projeler, teknolojinin enerji ve kaynak verimliliği alanında sağladığı katkıyı somut sonuçlarla ortaya koyuyor.
Gaziantep'te sanayinin su ihtiyacının sürdürülebilir biçimde karşılanmasına yönelik geliştirilen Fırat-Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Su İletim Hattı projesi, iklime dayanıklı altyapılar açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Fırat Nehri'nden alınan suyun organize sanayi bölgesine iletilmesini sağlayan sistem, günlük 80 bin ile 120 bin metreküp arasında su iletim kapasitesine sahip. Yeraltı su kaynakları üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlayan projede, enerji otomasyonu ve şebeke yönetimi çözümleriyle sistemin verimli işletilmesi hedefleniyor. Projenin işletme ve bakım süreçlerinde yaklaşık 500 bin avroluk tasarruf potansiyeli bulunuyor.
AGT Ağaç ile gerçekleştirilen çalışmada ise üretim süreçlerinin dijital enerji yönetimi ve proses yönetimi çözümleriyle iyileştirilmesine odaklanılıyor. Proje kapsamında yıllık 159 bin MMBtu enerji tasarrufu sağlanırken, enerji tüketiminde yüzde 4,9 iyileşme ve yaklaşık 5.350 ton CO₂ emisyon azaltımı elde ediliyor. Dijital teknolojilerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, enerji kullanımının daha etkin yönetilmesini ve kaynak verimliliğinin artırılmasını destekliyor.
Siemens Türkiye, Kendi Operasyonlarında Karbon Ayak İzini Azaltıyor
Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik hedeflerini yalnızca müşterileriyle gerçekleştirdiği projelerle değil, kendi operasyonlarında hayata geçirdiği uygulamalarla da destekliyor. Şirketin operasyonel karbon ayak izi, 2019 yılına kıyasla 2025'te yaklaşık yüzde 70 azalarak 4.500 ton CO₂e seviyesine geriledi. Elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanan Siemens Türkiye, 2022-2025 döneminde enerji tüketimini de yüzde 13 azalttı. Düzenli depolamaya gönderilen atık miktarı ise 81 tondan 13 tona düşürüldü.
Gebze Üretim Tesisi'nde yürütülen BOLD (Building Our Low-carbon Destination) programı, Siemens Türkiye'nin düşük karbonlu üretim yaklaşımının önemli örneklerinden birini oluşturuyor. Programın 2021-2024 dönemini kapsayan ilk fazında güneş enerjisi sistemleri, LED aydınlatma ve yeşil enerji uygulamalarıyla tesisin enerji ve kaynak verimliliği geliştirildi. Yıllık yaklaşık 1,3 GWh yenilenebilir enerji üretimine ulaşan tesiste enerji tüketiminde yüzde 30, su tüketiminde yüzde 50 tasarruf sağlanırken, inşaat atıklarının yüzde 75'i geri kazanıldı.
Programın 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci fazında ise yeni nesil ısı pompası sistemleri, atık ısı geri kazanımı ve yapay zekâ destekli bina otomasyonu gibi teknolojilerin devreye alınması planlanıyor. Bu çalışmalarla 2027 yılına kadar karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 93, enerji, doğal gaz ve su tüketiminin ise yüzde 54 azaltılması hedefleniyor.
Siemens Türkiye'nin müşterileriyle yürüttüğü enerji verimliliği çalışmaları da bu yaklaşımın farklı sektörlerdeki etkisini ortaya koyuyor. Dört ülkede 22 müşteriyle gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 448 enerji tasarrufu önleminin uygulanmasına destek verildi. Projelerle yaklaşık 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli oluşturulurken, 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandı.
Siemens'in demiryolu ulaşımına yönelik teknolojileri de sürdürülebilir dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlıyor. Railigent® X platformu, yapay zekâ destekli varlık yönetimi ve operasyon optimizasyonuyla demiryolu işletmelerinin enerji tüketimini yüzde 10-20 oranında azaltmasına yardımcı oluyor. Dijital ikizler, kestirimci bakım ve durum izleme uygulamaları plansız duruşların azaltılmasını, ekipman ömrünün uzatılmasını ve ağ dayanıklılığının artırılmasını destekliyor. Siemens Velaro yüksek hızlı tren platformu ise kısa mesafeli hava ulaşımı ve karayoluna kıyasla daha düşük karbonlu bir alternatif sunuyor. Yolcu-kilometre başına havacılığa göre yüzde 90'a varan CO₂ azaltım potansiyeliyle ulaşım kaynaklı emisyonların düşürülmesine katkı sağlıyor.
Siemens Teknolojileri, COP31 Ziyaretçileriyle Buluşacak
Siemens Türkiye, COP31 kapsamında Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub'ında yer alacak standıyla da ziyaretçilerini ağırlayacak. Stantta dijitalleşme, otomasyon, elektrifikasyon ve yapay zekâ alanlarındaki teknoloji çözümleri tanıtılacak. Ziyaretçiler, bu teknolojilerin sanayi, enerji sistemleri ve altyapılarda sürdürülebilir dönüşüme nasıl katkı sağladığını yakından inceleme fırsatı bulacak.
“Teknoloji ve inovasyon, sürdürülebilir dönüşümde belirleyici bir rol oynuyor”
Siemens AG İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Küresel Sürdürülebilirlik Başkanı Eva Riesenhuber, Siemens'in sürdürülebilirlik yaklaşımına ve teknolojinin bu dönüşümdeki rolüne ilişkin şunları söyledi: “İnsanlar ve gezegen için daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek; sanayi, enerji sistemleri, binalar ve ulaşım alanlarında dönüşümü gerektiriyor. Teknoloji ve inovasyon, bu dönüşümün hayata geçirilmesinde belirleyici bir rol oynuyor. Siemens olarak teknolojiyi kaynak verimliliğini artırmak, altyapıların dayanıklılığını güçlendirmek ve iklim hedeflerini somut sonuçlara dönüştürmek için kullanıyoruz. COP31'i bu etkiyi ortaya koymak, deneyimleri paylaşmak ve iş birliklerini güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.”
“Teknoloji ve mühendislik gücümüzle sürdürülebilir dönüşümü destekliyoruz”
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis ise teknolojinin sürdürülebilir dönüşümdeki rolüne dair şöyle konuştu: “Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanmasında teknolojinin sunduğu olanakların somut uygulamalara dönüştürülmesi büyük önem taşıyor. Siemens Türkiye olarak dijitalleşme, elektrifikasyon, otomasyon ve yapay zekâ alanındaki yetkinliklerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Kendi operasyonlarımızda enerji tüketimimizi ve karbon emisyonlarımızı azaltmaya yönelik elde ettiğimiz sonuçları, müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz projelere taşıyoruz. Gaziantep'te su yönetimi, sanayide enerji verimliliği ve Gebze Üretim Tesisimizde düşük karbonlu üretim alanlarında hayata geçirdiğimiz çalışmalar, teknolojinin sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkı sağlayabildiğini gösteriyor. COP31'i bu deneyimleri uluslararası katılımcılarla paylaşmak, teknolojinin sunduğu fırsatları değerlendirmek ve yeni iş birliklerini geliştirmek açısından önemli bir platform olarak görüyoruz. Türkiye'nin sürdürülebilir dönüşüm yolculuğuna teknoloji ve mühendislik gücümüzle katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
6,5 milyon haneyi etkileyecek limit açıklandı... Elektrik faturasında destek sınırı değişti




Son Haberler
LİNK’ten COP31’e Sayılı Günler Kala Yeşil Dönüşüme Teknoloji Atağı



