Demant’in Küresel Ve Yerel Uzmanları İstanbul’da Buluştu
Demant, İstanbul’da düzenlenen XXIII. Dünya Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi (IFOS 2026) kapsamında sağlık profesyonelleriyle bir araya geldi.
Dünyanın farklı ülkelerinden kulak burun boğaz ve baş-boyun cerrahisi uzmanlarını İstanbul’da buluşturan XXIII. Dünya Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi (IFOS 2026), işitme sağlığı ve vestibüler tanı alanındaki bilimsel gelişmeler ile teknolojik yeniliklerin paylaşılmasına ev sahipliği yaptı. 7.000’in üzerinde katılımcının yer aldığı kongrede Demant, Türkiye ekibi ve küresel organizasyonundaki uzmanlarla işitme, baş dönmesi ve denge bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılan tanı teknolojilerini sağlık profesyonelleriyle buluşturdu. Görüşmelerde tanı ürünleri ve testleri, güncel yöntemlerin klinik uygulamalardaki rolü ve farklı ülkelerden deneyimler ele alındı.
Demant’in küresel ve yerel uzmanları İstanbul’da buluştu
Demant, IFOS 2026 kapsamında Türkiye ekibinin yanı sıra küresel organizasyonunda yer alan GSI, Inventis ve Maico markalarının temsilcileriyle sağlık profesyonellerini bir araya getirdi.
Kongrede düzenlenen sempozyumlarda bilimsel gelişmeler ve klinik uygulamalar paylaşıldı.
Demant Diagnostik bünyesindeki Grason-Stadler markasının Klinik Eğitim Müdürü Laura Prigge, “Geniş Bant Timpanometride (WBT) Etkin Uygulama Yaklaşımları” başlıklı sunumunda WBT’nin orta kulak fonksiyonlarının kapsamlı değerlendirilmesindeki yerini aktardı. Maico Ürün Müdürü Ecem Savaş ise “Çocukluk Çağı İşitme Taramaları” başlıklı sunumunda erken ve güvenilir işitme taramasının önemini ve güncel yaklaşımları ele aldı.
Küresel ekiplerin katılımıyla işitme ve vestibüler sağlık alanındaki güncel gelişmeler, tanısal yaklaşımlar ve teknolojinin klinik uygulamalardaki rolü üzerine bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirildi.
IFOS 2026’da vestibüler tanıda kapsamlı değerlendirmenin önemi vurgulandı
Baş dönmesi ve denge bozuklukları, günlük yaşamı etkileyen ancak nedenleri her zaman kolaylıkla belirlenemeyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Farklı belirtilerle ortaya çıkabilen vestibüler bozuklukların doğru değerlendirilmesi, uygun tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin planlanması açısından önem taşıyor.
Baş dönmesinin iç kulak kaynaklı sorunların yanı sıra nörolojik, sistemik veya psikolojik etkenlerle ilişkili olabileceğini belirten Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülce Kirazlı, değerlendirme sürecinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çekti: “Baş dönmesi yaşayan bir kişide öncelikle hayati risk oluşturabilecek durumların dışlanması gerekiyor. Özellikle ani başlayan baş dönmesine konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük ya da çift görme gibi belirtiler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı. Ardından baş dönmesinin altında yatan nedenin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Bu süreçte kulak burun boğaz ve nöroloji hekimleri ile odyologların iş birliği, doğru değerlendirme ve tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Günümüzde gelişmiş vestibüler testler sayesinde denge sisteminin farklı bileşenlerini ayrıntılı biçimde değerlendirebiliyor, elde ettiğimiz bulgular doğrultusunda kişiye özgü tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin planlanmasına katkı sağlayabiliyoruz. Özellikle uygun hastalarda uygulanan vestibüler rehabilitasyon, baş dönmesi ve dengesizlik şikâyetlerinin azaltılmasına, denge becerilerinin geliştirilmesine ve bireylerin günlük yaşamlarına daha güvenli ve bağımsız şekilde devam etmelerine yardımcı oluyor. Temel hedefimiz yalnızca belirtileri azaltmak değil, sorunun altında yatan nedeni doğru belirleyerek hastanın yaşam kalitesini artırmak.”
Yeni nesil cihazlar daha kapsamlı değerlendirme olanağı sunuyor
İşitme ve denge bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılan teknolojiler, tanı süreçlerinin kapsamlı ve sistematik yürütülmesini destekliyor. Vestibüler sistemin farklı bileşenlerinin incelenmesine olanak tanıyan yeni nesil cihazlar, sağlık profesyonellerinin klinik değerlendirme ve karar süreçlerine katkı sağlıyor. Bu alandaki teknolojik gelişmelerin önemine dikkat çeken Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (OKSUD) Başkanı Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz, şunları söyledi: “Gelişmiş tanı cihazları sayesinde geçmişe göre çok daha kapsamlı ve sistematik değerlendirmeler yapabiliyoruz. Gelişmiş tanı sistemleri ile hata riskinin azaltılmasına ve klinik karar süreçlerinin desteklenmesine katkı sağlayabiliyor. Özellikle vestibüler bozukluklarda uygun cihazların kullanılması, hastaların daha ayrıntılı değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Meslek Fabrikası’nda tarih objelerle canlanıyor
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
6,5 milyon haneyi etkileyecek limit açıklandı... Elektrik faturasında destek sınırı değişti







