Karadenizim Fm
Karadenizim Fm
Açık
Trabzon · 17°C
Diğer
Bizi Takip Edin
10 Ekim 2026 - 12:12

Meme Kanserinde Erken Tanının Önüne Korku Geçmesin

0 Okunma 0 Paylaşım
Meme Kanserinde Erken Tanının Önüne Korku Geçmesin

Meme kanserinde erken tanının önemi giderek daha fazla konuşulmasına ve bilinmesine rağmen pek çok kadın rutin kontrollerini ve taramalarını erteleyebiliyor.

Bu durumun yalnızca ihmal ya da bilgi eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, “Bazen kişi riskin ve erken tanının öneminin son derece farkında olduğu için de yoğun bir kaygı yaşayabiliyor. ‘Ya kötü bir sonuç çıkarsa?’, ‘Ya hayatım bir anda değişirse?’, ‘Bununla nasıl baş ederim?’ gibi düşünceler, kontrolün kendisini psikolojik açıdan tehdit edici hale getirebiliyor” açıklamasında bulundu.

Sağlık kontrollerini ertelemenin günlük hayatın yoğunluğu veya sorumluluklar gibi farklı nedenleri olabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, psikolojik faktörlerin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını vurguladı. Unutmaz, “Özellikle herhangi bir şikâyeti olmayan kişi, kontrolü acil bir ihtiyaç olarak görmeyebiliyor. Buna olumsuz sonuç alma korkusu da eklendiğinde ‘Biraz daha bekleyeyim’ düşüncesi devreye girebiliyor. Ertelemek, çoğu zaman kişiyi kısa vadede rahatlatıyor. Randevu almadığında, tetkik yaptırmadığında veya sonucu öğrenmediğinde kişinin o anki kaygısı azalabiliyor. Ancak bu rahatlama, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor yalnızca yüzleşme anını ileriye taşıyor” dedi.

Kötü bir sonuç alma korkusu kaçınmaya yol açabiliyor

Korkunun her zaman kişiyi harekete geçirmediğini, belli bir düzeyi aştığında kaçınma davranışına da neden olabildiğini belirten Unutmaz, “Kişi ‘Ya kanser olduğumu öğrenirsem?’ diye düşündüğünde aslında yalnızca bir tanıdan korkmuyor. Zihninden aynı anda tedavi süreci, ameliyat, ailesi, çocukları, işi, bedeni ve geleceğiyle ilgili pek çok düşünce geçebiliyor. Dolayısıyla bazen kaçınılan şey, kontrolün kendisinden çok, sonucunda ortaya çıkabileceği düşünülen bütün bu senaryolar oluyor” dedi. Kaçınmanın korkuyu azaltmak yerine erteleme davranışını pekiştirebildiğine dikkat çeken Unutmaz, “Zihin, ‘Kontrole gitmedim ve rahatladım’ bağlantısını öğrenebiliyor. Böylece bir sonraki kontrolü ertelemek daha kolay hale geliyor” ifadelerini kullandı.

“Bilmeyince sorun yok” düşüncesi yüzleşmeyi geciktirebiliyor

“Bilmeyince sorun yok” düşüncesinin altında çoğu zaman “Bilmiyorsam şu anda bununla yüzleşmek zorunda değilim” duygusunun yattığını belirten Unutmaz, “Sonucu öğrenmek, gerektiğinde bir sonraki adımı atmayı, tedaviye başlamayı ve hayatın bazı alanlarında değişiklik yapmayı gerektirebilir. Kişi kendisini bütün bunlara hazır hissetmediğinde, bilgiden uzak durarak kaygısını kontrol etmeye çalışabilir” açıklamasında bulundu.

Kaygının kaynağını anlamak süreci kolaylaştırabiliyor

Belli bir düzeyde kaygının kişiyi koruyucu davranışlara yöneltebildiğini belirten Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Kaygı, ‘Kontrol zamanım geldi, randevumu almalıyım’ düşüncesiyle harekete geçmemizi sağlayabilir. Ancak çok yükseldiğinde kişi tehditle baş etmek yerine ondan uzaklaşmayı seçebilir. Randevuyu ertelemek, belirtileri önemsememek, sağlıkla ilgili mesajları görmezden gelmek veya sürekli ‘Önümüzdeki ay giderim’ demek bunun örnekleridir” dedi. Bu noktada kişinin kendisine “Ben aslında neden korkuyorum?” sorusunu sormasının önemine dikkat çeken Unutmaz, “Mamografiden mi, ağrıdan mı, kötü bir sonuç almaktan mı, tedaviden mi, yoksa hayatın değişmesi ihtimalinden mi korktuğumuzu anlamaya çalışmalıyız. Çünkü korkuyu somutlaştırdığımızda onunla baş etmek de kolaylaşıyor” ifadelerini kullandı.

Harekete geçmek için korkunun tamamen geçmesini beklemeyin

Korkunun tamamen geçmesini beklemenin gerçekçi olmayabileceğini belirten Unutmaz, “‘Korkum geçince kontrolümü yaptıracağım’ yerine ‘Korkuyor olabilirim ama sağlığım için bu adımı yine de atabilirim’ yaklaşımını benimsemek önemli. Süreci küçük ve yönetilebilir adımlara bölmek faydalı olabilir. Önce doktor randevusunu almak, hangi kontrollerin gerektiğini öğrenmek ve ardından taramayı planlamak gibi. Kişi çok kaygılıysa güvendiği bir yakınının kendisine eşlik etmesini de isteyebilir” dedi.

Güvenilir bilgi belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir

Belirsizliğin kaygıyı besleyebildiğini, bu nedenle işlemin nasıl yapılacağını güvenilir kaynaklardan öğrenmenin rahatlatıcı olabileceğini söyleyen Unutmaz, “Buna karşılık internette saatlerce hastalık belirtileri veya kötü senaryolar araştırmak kaygıyı daha da büyütebilir. Kontrole gitmeyi ‘Acaba bende kanser var mı diye öğrenmeye gidiyorum’ şeklinde düşünmek yerine ‘Sağlığımı korumak için üzerime düşen kontrolü yaptırıyorum’ şeklinde değerlendirmek de odağı korkulan sonuçtan kişinin kontrol edebildiği davranışa taşıyabilir” ifadelerini kullandı.

Psikolojik destek ihtiyacı ortaya çıkabilir

Kaygı yaşayan kişiye “Korkacak bir şey yok” demek yerine duygusunu anlamanın ve kabul etmenin önemine dikkat çeken Unutmaz, “‘Korkmanız anlaşılabilir ama korkunuz sağlığınız için gerekli adımları atmanıza engel olmak zorunda değil’ diyebilmeliyiz. Sağlıkla ilgili kaygılar kişinin kontrollerini sürekli ertelemesine, randevu alamamasına veya aldığı randevuya gidememesine neden oluyorsa psikolojik destek almak da düşünülebilir. Çünkü bazen mesele erken tanının önemini bilmemek değil, bildiği halde korkuyu yönetememektir. Bu nedenle ‘Korkmayın’ demekten çok ‘Korksanız da ertelemeyin’ mesajını önemsiyorum” açıklamasında bulundu.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!